• Dr.Bahtiyar EREN

Nutuk 2.1b. Milli Kongreler ve Gelişen Olaylar (Bölüm 2)

Bölüm 2

Bu bölümde


2.1.8. Hamit Bey'in İstanbul Hükümetince Görevden Çıkarılması

2.1.9. Refet Bey'le Yazışmalar

2.1.10. Erzurumluların Yardımları konuları işlenmiştir.


2.1.8. Hamit Bey'in İstanbul Hükümetince Görevden Çıkarılması

Baylar, Hamit Bey, 14 Temmuz 1919 günü Samsun'dan bana şu kısa teli çekmişti:

"Görevden çıkarıldığımı sağlam yerden öğrendim. Şu bir iki gün içinde buyruğun gelmesini bekliyorum. Sonra İstanbul'a gideceğimi saygı ile bildiririm."


Refet Bey'in komutayı bırakmış olmasından üzüntülü iken, o gün, önemli bir kesimde özveri ile çalışacağını umduğumuz başka bir arkadaşın da, sanki olağan koşullar içinde bulunuyormuşuz gibi, anlaşılmaz bir düşünüş göstermekte olduğunu öğreniyorum.

Hamit Bey'e 15 temmuz 1919 günü şöyle bir tel yazıldı:


"Kardeşim Hamit Bey, sizin yerinize İbrahim Ethem Bey'in atandığını öğrendik. Refet'e yazdım, buluşarak birlikte içeri doğru gelmenizi rica ettim. Bilmem hangi güven düşüncesi, size İstanbul'a gitmek isteğini veriyor. Bundan başka, biz değerli arkadaşlarımızı İstanbul'dan (Dersaadet'ten) Anadolu'ya çekip çıkarmaya ve böylece gerçek yurtseverleri dileklerinden yoksun etmemeye çalışırken siz, bu davranışınızla, en azından, kapalı bir çevreye giriyorsunuz. Biz hiç uygun görmedik. Refet'le buluşunuz. Ya Sivas yakınlarında birlikte kalırsınız ya da rahatça bizim yanımıza gelirsiniz. Kesin yanıt bekleriz." (belge: 34)


Beş gün sonra (20 Temmuz 1919) Canik Mutasarrıfı Hamit Bey'in Samsun'dan gelen teli şu idi:

Bizans'ın artan alçaklıkları karşısında umutsuzluğa düşen ulus, doğudan bir umut ışığı bekliyor. Buraları ve buradakileri öyle düşsel bir biçim ve yaratılışta görüyorlar ki acaba bir şey var mı diye ben de kuşkuya düşüyorum. İlgisizliğimden utanıyorum. Gerçekte uyumuyoruz. Bir şey yapmak istiyoruz. Ama bu şeyin biçim ve kuramlarıyla uğraştığımız, uzun yollar seçtiğimiz kanısındayım. Zaman ve durum, beklemeye elverişli değildir. Ülkenin durumu dakikadan dakikaya kötüleşiyor. Bunun için sözümüzü kısa kesip işleri çabuklaştırmak gerekiyor. Bu konuda benim aklıma gelen şudur:

Aynı zamanda her yerden Padişah Hazretlerine tel çekelim. On aydan beri gözü önünde ve çok zaman kendi istek ve hevesince olup biten alçaklıklarla nereye sürüklenmekte olduğunu gören ulusun, ne olursa olsun, kendi yazgısını ele almaya karar verdiğini hatırlatalım ve kırk sekiz saat içinde ulusun güvenebileceği bir hükümet kurulmaz ve kurucular meclisinin toplantıya çağrılması karar altına alınmazsa, ne kendisini ne de hükümetini tanımadığımızı bildirelim. Bunda hiçbir zorluk yok, geleneksel boyun kırmaktan üzüntü duymayan ulus, biz yürüyelim, arkamızdan gelsin efendim.


Beş gün önce, görevden çıkarılırsa, İstanbul'a gideceğini bildiren Canik Mutasarrıfının bu telini, biraz kızgınca yazılmış olmakla birlikte, karar ve çalışma öğütleyen bir nitelikte bulduğunuzu umarım. Mutasarrıf Bey, ulusun bir umut ışığı beklediği yerde, acaba bir şey var mı diye kuşkuya düşüyor. Bizi, ne yapmak istediğini bilmeyen, biçim ve kuramlarla uğraşan şaşkınlar sanıyor. Sözü kısa kesip işleri çabuklaştırmak için yapılacak şeyi de söylüyor. Eğer bundan sonra bütün görüşlerindeki yersizliği belirten çirkin bir düşünceyi ortaya koymasaydı iyi ederdi. Baylar, tarih "geleneksel boyun kırmaktan üzüntü duymayan ulus, biz yürüyelim, arkamızdan gelsin!" düşünce ve inancında bulunanların karşılaştıkları sonuçlar ve cezalarla doludur. Yöneticilerin, özellikle devlet adamlarının, böyle yanlış ve çürük düşüncelere hiç kapılmamaları gerekir. Hamit Bey, bu telinde, bizim Refet Bey'le birlikte içerilere çekilmesi konusunda yazdıklarımıza hiç değinmiyor. Hamit Bey'in bu teline 21 Temmuz 1919 günü verdiğimiz bir yanıtta: "İnşallah her şey olacaktır. Yalnız, ulusun güveneceği bir hükümet kurmak için önce o hükümete destek olacak bir kuvveti yaratmak gerekir. O da, doğu illeri kongresinin ve ondan sonra da Sivas genel kongresinin toplanmasıyla olacaktır." dedik.


2.1.9. Refet Bey'le Yazışmalar

Baylar, Üçüncü Kolordudan, dolayısıyla Refet ve Salâhattin beylerden gene söz açmak gerekiyor. İlişki şudur: İngilizler, Sivas'a bir tabur gönderecekleri haberini yaydılar. Olabilecek her şeye karşı, Sivas'a gelen çeşitli yollar boyunca askeri önlemler aldırmak gerekti. Bunun için Amasya'da bulunan Beşinci Tümen Komutanlığına 18 Temmuz 1919 günü yazdığım bir buyrukta, o sırada Amasya'da bulunan Refet Beyle ilgili olarak da şu tümceler vardı: "Duruma Refet Bey'in önemle dikkati çekilir. Belki Refet Bey böyle bir durumu göz önünde tutarak şimdilik Amasya'da kalmayı daha uygun bulur."

Beşinci Tümen Komutanının 19 Temmuz 1919'da verdiği yanıtta dikkati çeken şu cümleler vardı: "Salâhattin Bey daha Samsun'dadır. Şimdiye değin kendisiyle görüşemediğim gibi hiçbir gerçek ve önemli yazışma da yapılmadığından, adı geçenin düşünce ve görüşünün ne yolda olduğunu bilemiyorum. Ama Refet Bey, gerektiğinde İngilizlere karşı koyacak kadar atılganlık gösteremeyeceğini sezdirmişti. Refet Bey, 18 Temmuz 1919'da Sivas'a doğru yola çıktı." (belge: 35) Bunun üzerine Refet Bey'e şu şifre teli çektirdim: Şifre                             19 Temmuz 1919 Kişiye özeldir. Sayı 115

Amasya'da Beşinci Tümen Komutanlığına Sivas'ta Üçüncü Ordu Sağlık Müfettişi Albay İbrahim Talî Beyefendi'ye Refet Bey'edir: Salahattin Bey'e telimi verdiniz mi? Bu arkadaşımızın kesin görüşlerinin önemle saptanması ve kararsızlık ya da iki yüzlü davranış gibi felaket doğuracak bir duruma hiçbir şekilde göz yumulmaması bir yurt ödevi olduğundan bu konuda "evet" ya da "hayır" diye kendisinden söz alınması ve ona göre bir karar verilmesi çok gereklidir. Sizin bıraktığınız yerden başlamak, kendileri için tek programdır. Şimdiye değin hemen bir hafta olduğu halde hiçbir kesin bilgi alınmaması ve İstanbul'dan alınan bir yazıda, adı geçen için sağlam bir kanı gösterilmemesi ve yola çıkmadan önce Sadık Bey'le gizli bir görüşmesinden ve dostluğundan söz edilmesi ve yakınılması bu telimin yazılmasına yol açmıştır. Bunu ve bunun sonuçlarını özellikle sizin anlamanız ve çözümlemeniz gereklidir. Çünkü, herhangi bir halk topluluğunda söyleyeceği yanlış ve ulusal amaca aykırı bir tek sözün bile yapacağı ters etkiyi ve bunun yaratacağı durumu şimdiden düşünmek yeter. (Mustafa Kemal) Üçüncü Ordu Kurmay Başkanı Albay Kâzım Yalnız bu telimize değil çok şeye karşılık olan Refet Bey'in şu telini olduğu gibi bilginize sunacağım: Güvenlikle ilgili ve              Sivas'tan . çok ivedidir                         22.7.1919 1828            Erzurum'da Üçüncü Ordu Müfettişliği Vekili Kâzım Karabekir Paşa Hazretleri'ne 1. Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne: Telinizi Salâhattin Bey'den ayrıldıktan sonra aldığım için kendisine veremedim. Salâhattin Bey'i herkes gibi siz de çok iyi tanırsınız. Kararsız yaradılışta bir kişi. Bu bölgede on günden çok kalmamak düşüncesi ile gelmiş. Az kaldı, komutayı almadan geri kaçacaktı. Kendisine güven ve inan vererek yurt ödevini hatırlattım. Ülkesini kuşkusuz sever; ama vakitsiz iş görmeye gelemez. Aşağı yukarı Vali Reşit Paşa'dan biraz daha iyi. On Üçüncü Kolordudan geçen silahlardan haberli olduğu gibi, bu işi düzenlemek için İstanbul'da da çalışmış ve başarı göstermiş. Buraya onu Cevat Paşa seçmiş. Bu duruma göre, amaca zararlı olamaz ve hiçbir halk topluluğunda amaca aykırı tek bir söz söylemez. Tersine, amaca göre, ama sessiz olarak çalışacağına söz verdi. Sadık Bey'le ilişkisi üzerine verilen bilgiye inanamıyorum. Aslına bakılırsa, aldığımız haberi iyi belgelemeden ve belli bir program düzenlemeden çalışmak, kuvvetlerin yitimine yol açıyor. Doğu durumu üzerine bana bilgi verirken, aldığınız şişirme haberlere kapılmamış olsaydınız, belki ben durumu daha iyi idare eder ve komutayı bırakmak zorunda kalmazdım. Tek başına karar verecek kişilerin, gerçek durumu bilmeleri gerektiğini siz de kabul edersiniz. Bunun için, Salâhattin Bey'i boş yere ürkütmek ve "hayır" dedirtmekle ne çıkacak? Aslında, o kaçmaya hazır. Yerine acaba kim gelecek? Buyruklarınızın kısa ve açık olmasını rica ederim. Salâhattin Bey için olan telinizi zahmet edip bir daha okuyunuz. Fırtına ile başlayıp yavaşlıkla biten bu telden kesin düşüncenizi çıkaramadım. Bununla birlikte birkaç güne dek Salâhattin Bey Samsun'dan dönüyor. Kendisiyle görüşeceğim. Her durumda onu uygun bir yolla amaca göre çalıştırmak için gerekli önlemleri alıyorum. 2. Samsun'a çıkarılan taburun, buradaki Hintli Müslümanları değiştirmekle birlikte, özellikle Sivas'ta bulunduğunuzu sandıkları yüce kişiliğinize karşı bir korkutma amacı da güttüklerini, İngilizlerle görüştüğümde anladım. Beni İstanbul'a gitmeye kandırmak için, Kavak'ta bulunduğum sırada bir İngiliz binbaşısı geldi. İngilizlere gösterdiğim direnmeden yararlanarak, sizi güçten düşürmek için beni aldırdıklarını açıkça söyledi. Sizin öteki dayanağınız Kâzım Paşa imiş; onun için Kâzım Paşa, İngilizlerin direnmesini gerektirecek bir ipucu vermemelidir. Ferit Paşa'nın, görevden çekilirken, Kâzım Paşa'yı vekil olarak ataması, İstanbul'dakilerden kimisinin kötü bir düşüncesi olmadığını gösteriyor. Ama İngilizlerin direnmesi karşısında bir şey yapamazlar. Kâzım Paşa'nın vekilliğe atanması da Salâhattin Bey'in Sadık Bey hesabına buraya gelmediğini kanıtlar. 3. Benim İstanbul'a getirilmem için İngilizler resmi olarak İstanbul Hükümetine baskı yapabilirler. Çünkü, benimle İngilizlerin arasında resmi bir bağlantı var (!). Bu baskı artarsa Salâhattin Bey'i güç bir durumda bırakmamak için izimi kaybedeceğim. 4. Hamit Bey'in değiştirilmesi söylentisi henüz gerçekleşmedi. Onun, yerinde bırakılması için gerek Salâhattin Bey (Öteki Salâhattin Bey'dir. [Atatürk'ün notu] 12. Kolordu Komutanı.) gerekse İngilizler İstanbul'a başvurdular. Adı geçenin değiştirilmek istenmesi, Dahiliye Nazırlığı ile kavga etmesindendir. Salâhattin Bey'in yerine Konya'ya Sedat Bey'in geldiği de doğru değildir. Her ne kadar bütün komutanların değiştirileceğini haber aldığını, adı geçen yazıyorsa da Kazım Paşa'nın vekilliğe atanması bunun doğru olmadığını gösteriyor. 5. Sivas Kongresi ile ilgili olarak Sadrazamlıktan doğruca illere gönderilen 20 Temmuz 1919 günlü teli gördünüz mü? Karahisar'daki Tümen Komutanı, bu kongreye delege seçimi için buralarda bildiri yayımlamış. Böyle bir davranışı uygun buluyor musunuz? Alman barışı ve Doğudaki sessizlik, durumun gelişmesini bekleyerek, bizim de sakıngan bulunmaklığımızı gerektirmiyor mu? Kendim için hiçbir kaygım olmadığını artık anlamışsınızdır (!). Yalnız, kararsız ve programsız davranışlarla amaçtan ayrılacağız. Ya sakıngan olalım ya da hemen işi açığa vuralım. Ama ikisinden birini yapalım. Sivas Kongresinin bugün için yararlı olacağını umuyor musunuz? Bugünkü duruma göre bu kongrenin Sivas'ta ve açık olarak yapılmasını tehlikeli bulmuyor musunuz? Güney yönlerinden Sivas'a gelecek bir baskın özellikte bu il halkının kansızlığı yüzünden, Anadolu'yu ikiye ayırır ve pek tehlikeli olur. Bunun için bu ilin, son günlere değin, tarafsızmış gibi görünmesi pek çok önemlidir. Bu kongrenin ille toplanması gerekiyorsa, aldığınız haberlere göre delegeler gelebileceklerse, acaba bunun doğuda bir yerde toplanması daha uygun olmaz mı? 6. Sivas ve Amasya kentleri halkı pek karışık; ilçelerde ve köylerdeki halk, bunlara göre pek çok iyi. Bundan sonra, ona göre çalışmamı düzenleyeceğim. 7. İstanbul'dan aldığım haberde, buradaki ulusal eylemin hiçbir parti ya da hiçbir kişinin özel isteklerini yerine getirmek için olmayıp ulusal kurtuluş ve bağımsızlığın sağlanması amacı ile yapıldığını bildirmek üzere, sizin bir bildiri yayımlayarak İngilizleri yatıştırmanız salık veriliyor. Gerekli görülürse ben bunun, sizin bir bildirinizle değil, belki Erzurum Kongresinin kararları arasında yayımlanmasının uygun olacağını sanıyorum. 8. Ajanslar, Meclisi Mebusan (Osmanlı Millet Meclisi) seçimlerinden söz ediyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? (Refet) Üçüncü Kolordu Kurmay Başkanı Zeki Bu tele verdiğimiz yanıtı da olduğu gibi bildirmekle yetineceğim. Şifre                                                     23.7.1919 Subay eliyle çekilmesi İvedidir. 171 Sivas'ta Üçüncü Kolordu Kurmay Başkanı Zeki Bey'e Refet Beyefendiye:

1- Salâhattin Bey'le ilgili teli bir daha okumak üzere aradım; ama bulunamıyor. Hatırladığıma göre Salâhattin Bey için söz konusu olan şeyler İstanbul'dan bildirilmişti. Her alınan haberi, istenildiği gibi belgelemek seyrek olur. Doğu durumu üzerine aldığımız bilgiler abartmalardan uzak olmamakla birlikte, bize yanlış bir adım attırmış değildir, kanısındayım. Ulusun yazgısı ile ilgili işlerde, yalnız doğu olaylarının gelişimi temeline dayanmakla yetinilmiş değildir. Ulusal örgütlere genişlik ve canlılık vermek; kongrelerle ulusal istekleri ortaya koydurmak; orduyu ulusal örgütlere yardımcı kılmak; ulusal amacın yitimine meydan vermemek için komuta ve silah işlerinde, bilinen kesin kararı vermekte, yapıldığından başka türlü ve daha ölçülü davranmak, acaba bugünkü iyi sonucu verebilir miydi? Her halde şimdiki durum sevindirecek niteliktedir.

2- Kâzım Paşa'nın vekil olarak atanması pek uygun düşmüştür. İngilizlerin direnmesini gerektirecek bir ipucu vermemeye çalışıyor. Ama silah işinde ve Trabzon'a yapılacak bir çıkarmayı önleme konusunda hoşgörülü davranamayacağımız açık bir gerçektir. Oysa, bu nedenler İngilizlerin elbette hoşuna gitmeyecektir.

3- İngilizler, benim İstanbul'a getirilmem için pek çok direndiler ve Hükümeti iyiden iyiye baskı altına aldılar. Hükümet ve Padişah ile, makine başında günlerce süren konuşmalarda işin bu yanı pek açık olarak bildirildi. Bu konuşmalarda neler geçtiği, buluşmamızda bilginize sunulacaktır. Ama, meslekten çekilince direnme son buldu. Bu duruma göre, sizin için de, görevden çekildikten sonra çok direneceklerini ummam. Bununla birlikte iş tersine de olsa, izinizi kaybetmektense Salâhattin Bey'in güç duruma girmesini yeğlerim. Burada Halit Bey için, Hükümet ve İngilizler, Kâzım Paşa'yı çok sıkıştırdılar. Kâzım Paşa, bir şey yapılamayacağını söylemekte direndiğinden, şimdi Halit Bey, bugün, resmi olmasa da, tümeninin başındadır.

4- Hamit Hey, son bir teli ile hepimizden daha hızlı iş görmek isteğini gösteriyor. Şimdilik yumuşatıldı. 5- Sivas kongresi ile ilgili teli daha görmedim. Gerçekten kimi yerlerde olumlu ve bazı yerlerde de olumsuz aşırılıklar görülüyor. Elbette duruma göre verimli iş görmek için sakıngan davranma isteğindeyim. Herkes için bu kesin ve açık program, bugün toplantıya başlayan Erzurum Kongresi görüşmelerinden çıkacaktır.

Sivas Kongresi'nden pek çok yarar beklerim. Bugün değil, Sivas Kongresi ilk söz konusu olduğu gün bile, her yerden ve özellikle güneyden bir baskın gelmesini, çok olası gördüğümü ve bu nedenle savunma önlemleri alınması için ricada bulunduğumu hatırlarsınız. Bununla birlikte, Erzurum Kongresi'nin toplantıları sırasında, Sivas'a gelecek delegelerin sayısına ve Erzurum Kongresi'nin yapacağı etkilerle doğacak duruma göre daha pratik ve güvenli bir yol da düşünülür. 6- İşleri düzenleme konusundaki, siz kardeşimin görüşleri pek yerindedir. Bununla birlikte, kentlileri de ulusal duygu ve etki altında tutmaktan uzak kalınmayacağını umarım. 7- Ulusal eylemlerin amaç ve ereği, kongrece her yere gönderilecek bildirilerle, düşündüğünüz gibi yayılacaktır. 8- Meclisi Mebusan toplanmalıdır. Ama İstanbul'da değil, Anadolu'da. Bu konu, kongrede görüşülecek ve bunun üzerine işe girişilecektir. Hepimiz gözlerinizden öperiz, kardeşim. (Mustafa Kemal). Üçüncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Albay Kâzım



2.1.10. Erzurumluların Yardımları

Baylar, ben askerlikten çekilince, bütün Erzurum halkının ve Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyetinin Erzurum şubesinin bana karşı pek açık olarak gösterdikleri güven ve yakınlığın bende bıraktığı unutulmaz izlenimleri burada açıkça anmayı bir ödev sayarım.

Derneğin Erzurum şubesinden aldığım 10 Temmuz 1919 günlü yazıda: "Derneğin başına geçmemi ve Çalışma Kurulu Başkanlığını kabul etmemi" öneriyorlar ve birlikte çalışmak üzere ayırdıkları beş kişinin adlarını bildiriyorlardı.

Bu beş kişi: Raif Efendi, Emekli Binbaşı Süleyman Bey, Emekli Binbaşı Kâzım Bey, Albayrak Gazetesi Müdürü Necati Bey, Dursunbeyoğlu Cevat Bey idi. Söz konusu ettiğim yazıda, Rauf Bey'in de Çalışma Kurulu (Heyeti Faale) İkinci Başkanlığına seçildiği bildiriliyordu. (belge: 36)

O günlerde, Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Raif Efendi ve üyeler Hacı Hafız Efendi, Süleyman Bey, Maksut Bey, Mesut Bey, Necati Bey, Ahmet Bey, Kâzım Bey ve yazman Cevat Bey idi.

Erzurum Şubesi, İstanbul'daki Genel Merkez Başkanlığına ulaştırmaya çalıştıkları bir telle: "Genel Merkez adına söz söyleme yetkisinin bana verildiğinin telle bildirilmesini" de rica ettiler. (belge: 37)

Bundan başka, bizim Erzurum Kongresine girmemizi kolaylaştırmak için, Kongreye Erzurum delegesi olarak seçilmiş olan Emekli Binbaşı Kâzım ve Dursunbeyoğlu Cevat beyler delegelikten çekildiler.


Bu video, Cumhuriyet'in 100'üncü kuruluş yıldönümüne özgü başlattığım "Bireysel Gelişime Destek ve Cahillikle Mücadele" Projesi kapsamında hazırlanan Atatürk konulu 56., toplamda ise 185. videosudur.


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Türk milletine armağan ettiği Nutuk kitabının "Milli Kongreler ve Gelişen Olaylar" konusunun ikinci bölümünü içeren videomu izlediğiniz için teşekkür eder, yolunuzun sürekli gelişim içinde kendinize ve çevrenize, milletinize ve insanlığa yararlı olacak şekilde akıl ve bilgi, sevgi ve merhamet, adalet ve hukuk, yardımlaşma ve işbirliği, güzel ahlak ve iman dolu olmasını dilerim.


Konu ile ilgili video:




Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.


1. Yalın Yönetim ilgili diğer bilgileri Yazardan Direkt Yayınevi tarafından basılan "Yalın Yönetim ve Teknikleri: Soru ve Yanıtlarla" adlı kitabımda bulabilir, www.heryerdekitap.com ve amazon.com.tr adreslerinden sipariş vererek temin edebilirsiniz.

2. Ayrıca, www.freeleansixsigma.com web sayfamda Türkçe ve İngilizce Yalın Altı Sigma ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

3. Yalın Yönetim ile ilgili kısa fakat öz ve açıklayıcı bilgileri içeren eğitici videolarımı "Dr.Bahtiyar EREN" YouTube kanalımda bulabilirsiniz. Videolarım İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanmıştır.


Kalite dostu ve gönüllüsü olmanız ve kalmanız dileğiyle saygılarımı sunarım.

Dr.Bahtiyar EREN


Resim: www.pixabay.com


[1] https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-81485/ulusal-gosteri-toplantilari.html

0 views
Operations Research
CSSBB, CSSGB, CQE
(American Soceity of Quality-ASQ)

© 2019 by Bahtiyar EREN. Bu web sayfası Wix.com programı ile oluşturulmuştur.

Pictures are taken from https://pixabay.com