• Dr.Bahtiyar EREN

33. Atatürk ile Mülakat Serisi-26 (Ziraat ve Köylü)


Benim naçiz (önemsiz) vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet (sonsuzluğa kadar) payidar (kalıcı) kalacaktır.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK


Bu çalışmada Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ile "Ziraat ve Köylü" üzerine yapılacak olan bir mülakatta sorulabilecek 14 soru belirlenmiş ve ATATÜRK'ün sözleri ile cevap verilmiştir.


Bu çalışmada ana kaynak olarak, Prof. Dr. UTKAN KOCATÜRK tarafından derlenen ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri kitabında yer alan "Ziraat ve Köylü" ile ilgili konuları esas alınmıştır.


Soru 1: Anadolu topraklarına halen bulunmamızı kime borçluyuz?

Milletimiz çok büyük acılar, mağlubiyetler, facialar görmüştür. Bütün olanlardan sonra yine bu topraklarda bulunuyorsa bunun temel sebebi şundandır: Çünkü Türk çiftçisi bir eliyle kılıcını kullanırken diğer elindeki sabanla topraktan ayrılmadı. Eğer milletimizin büyük ekseriyeti çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya yüzünde bulunmayacaktık.

1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 117)


Soru 2: Sizin için çiftçilerin önemini anlatır mısınız ATAM?

Adana çiftçileri tarafından şerefine verilen ziyafette söylemiştir:

Diyebilirim ki hayatımda yaşadığım en yüce, en sade, en mesut ve samimî gece, bu gecedir. Çünkü bu gece, çok derin hürmetlerle, sevgilerle bağlı bulunduğumuz milletimizin büyük çoğunluğunu oluşturan çiftçilerimizle bir sofrada bulunuyorum. Bu sofrada, onların emekleriyle meydana gelmiş ekmeği onlarla beraber yiyiyoruz.

1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 116)


Soru 3: Köylüye bakış açınızı alabilir miyim ATAM?

Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve lâyık olan köylüdür. Diyebilirim ki, bugünkü felâket ve yoksulluğun tek sebebi bu gerçeği görememiş olmamızdır. Gerçekten, yedi asırdan beri dünyanın muhtelif taraflarına sevk ederek kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna mukabil daima küçük ve hor görerek mukabele ettiğimiz ve bunca fedakârlık ve ihsanlarına karşı nankörlük, küstahlık, zorbalıkla uşak derecesine indirmek istediğimiz bu gerçek sahibin huzurunda tam bir utanç ve saygı ile gerçek yerimizi alalım. Efendiler! Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki çalışmasını yeni ekonomik tedbirlerle son hadde eriştirmeliyiz. Köylünün çalışmasının neticeleri ve verimlerini, kendi menfaati lehine son hadde çıkarmak, ekonomik siyasetimizin temel ruhudur. 1922 (Atatürk’ün S.D.I, s. 219)


Soru 4: Türk milletinin efendisi kimdir?

Türk köylüsünü “efendi” yerine getirmedikçe memleket ve millet yükselemez.

(Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlarından Hatıralar, 1955, s.94)

Köylü, hepimizin velinimetimizdir. Bu soylu unsurun refahını düşüneceğiz.

1931 (Cumhuriyet gazetesi, 25.7.1931)


Soru 5: Çiftçiliğin geri kalmasının sebebi nedir?

Bugüne kadar devam eden harpler, ne yazık ki çiftçiliğimizi çok geri bırakmıştır. Bundan sonra, bu gibi sakat hareketlerden kaçınacağız. Memleketin evlâtlarını uzun zamanlar silâh altında bulundurmak suretiyle toprağında çalışmaktan, ailesi ile birlikte bulunup çalışmaktan mahrum etmeyeceğiz.

(Gazinin, N.A.V., Muhit Mec., No: 32, 1931, s. 7)


Soru 6: Asker ve çiftçi milleti olma kavramını açıklar mısınız ATAM?

Memleketimiz, şu iki şeyin memleketidir: Biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik; çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik; çünkü o topraklara göz diken düşmanlar fazladır. O toprakları sürenler, o toprakları koruyan, hep sizlersiniz. Bundan sonra da daha iyi çiftçi ve daha iyi asker olacağız. Ama bundan sonra asker oluşumuz, artık eskisi gibi başkalarının hırsı, şan ve şöhreti, keyfi için değil, yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir.

1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 131)


Soru 7: Çobanlar hakkında görüşünüz nedir ATAM?

Devlet, temel unsur olan çiftçiye ve çobanı kuvvetlendirmek mecburiyetindedir. Bunu kuvvetlendirmek de, öyle lâfla olmaz; kuvvetlenmesi arzuya lâyıktır, demekle de olmaz. İlmin, fennin ve asrın gerektirdiği vasıta ve araçlara fiilen girişmek lâzımdır.

1923 (Gazi ve İnkılâp, Mahmut Soydan, Milliyet gazetesi, 4. 2. 1930)


Soru 8: Tarlalarımızı nasıl görüyorsunuz?

Çiftçilerimizin gayretiyle memleketimizin verimli tarlaları, birer bayındırlık kaynağı olacaktır.

1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 131)


Soru 9: Saban kullanan kol yorulur mu?

Kılıç kullanan kol yorulur, nihayet kılıcı kınına koyar ve belki kılıç o kında küflenmeye, paslanmaya mahkûm olur. Fakat, saban kullanan kol, gün geçtikçe daha ziyade kuvvetlenir ve daha çok kuvvetlendikçe daha çok toprağa sahip olur.

1923 (Atatürk’ün S.D.II, s.103)


Soru 10: Kılıç ile kazanılan zaferler kime karşı yetersiz kalır?

Kılıç ile zafer kazananlar, sabanla zafer kazananlara mağlup olmaya ve bunun sonucu, yerlerini onlara bırakmaya mecburdurlar.

1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 102)


Soru 11: Ziraatta teknoloji ve makineler önemli midir?

Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum, makinesiz ziraat olmaz. El emeği güçtür. Birleşiniz! Birliklerle makine alırsınız. Senede yüz dönüm çalışır, on misli eker, yüz misli elde edersiniz. Bir de toprağa sevdiği tohumu bulup atmalıdır. Memleketimiz, çiftçi memleketi olmaya henüz hak kazanmamıştır. Ziraat memleketi olacağız. Bu da ancak makineli ziraatla olur.

1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Ş.D.K. ve İ.S., s. 17)


El emeği kâfi değildir. Makinelerden istifade etmek lâzımdır. Asırlardan beri kullanmakta olduğumuz sabanları bir tarafa bırakacağız. Çağın ilerlemesinin gerektirdiği bütün ziraî âlet ve araçları memlekete getireceğiz. İnsan kuvvetini makine ile telâfi etmek mecburiyetindeyiz. Fakat, yalnız çalışmak, yalnız lâzım olan ziraî âlet ve araçları elde etmek kâfi değildir. Çalışmanın yolunu da bilmek lâzımdır; bunun için de ilim lâzımdır, fen lâzımdır, irfan lâzımdır. Bundan ötürü çiftçilerimizi, bu görüş noktasından yetiştirmek icap eder. Bu yoldan gideceğiz.

1923 (Gazi ve İnkılâp, Mahmut Soydan, Milliyet gazetesi, 4-5. 2. 1930)


Memleketimizin genişliğini ve nüfusumuzun bu genişlikle ne kadar orantısız olduğunu da hatırlayınız. Bu geniş ve verimli toprakları işleyebilmek, işletebilmek için noksan olan el emeğini, mutlaka teknik âletler ile gidermek mecburiyetindeyiz. Memleketimiz, ziraat memleketidir. Bu itibarla halkımızın ekseriyeti çiftçidir, çobandır. Bundan ötürü en büyük kuvveti, kudreti bu sahada gösterebiliriz ve bu sahada mühim yarışma alanlarına atılabiliriz.

1923 (Atatürk’ün S.D. II, s. 111)


Memleketimiz çok geniştir, arazimiz çoktur, vaktimiz de dardır. Bu geniş ve bereketli memleketi işletmek için, onun cevherlerini milletin saadetini temin edecek bir servet haline koymak için, acele etmeye mecburuz. Onun için makinelerden istifade edeceğiz. Artık, asırlardan beri kullanmakta olduğumuz eski sabanlarla, bu memleketin servet hazineleri gelişemez. Bütün çiftçilerimizin makine sahibi olması, makine kullanmasını bilmesi, makine yapacak müesseselere malik bulunması lâzımdır. Bu da kâfi değildir efendiler! Eğer biz, bu faaliyetin ürününü tarlada, köyde, harmanda çürümeye mahkûm edersek, halkın çalışması mükâfatsız kalır. Lâzımdır ki, bu ürünler harice de iletilebilsin. Onun için de yollar lâzımdır, muhtelif taşıt araçları lâzımdır; demiryolu, otomobil ve diğerleri... Ne hazindir, efendiler! Konya, Eskişehir, şurası ve burası birer hazine olduğu halde vasıtasızlık yüzünden başka taraflara iletilemiyor. İhtiyacımız olan bir kısım buğdayı hariçten getirtiyoruz; böyle şey olur mu?

1923 (Gazi ve İnkılâp, Mahmut Soydan Milliyet gazetesi, 8. 1. 1930)


Soru 12: Ziraat endüstrisinin gelişmesi için takip edilecek husus nedir?

Millî ekonominin temeli ziraattır. Bunun içindir ki, ziraatta kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır. Fakat, bu hayatî işi, isabetle amacına ulaştırabilmek için, ilk önce ciddî etütlere dayalı bir ziraat siyaseti tespit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik edebileceği bir ziraat rejimi kurmak lâzımdır. Bu siyaset ve rejimde, önemli yer alabilecek noktalar başlıca şunlar olabilir:

Bir defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan daha önemli olanı ise, bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın, hiçbir sebep ve suretle, bölünmez bir mahiyet alması. Büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve toprak verim derecesine göre sınırlanmak lâzımdır.

Küçük, büyük bütün çiftçilerin iş vasıtalarını artırmak, yenileştirmek ve korumak tedbirleri, vakit geçirilmeden alınmalıdır.

Memleketi, iklim, su ve toprak verimi bakımından, ziraat bölgelerine ayırmak icap eder. Bu bölgelerin her birinde, köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları verimli, modern, pratik ziraat merkezleri kurulmak gerektir.

Bugün, devlet idaresinde bulunan çiftliklerin ve bunların içindeki türlü ziraat-sanayi kurumlarının bir kısmı, ziraat hayat ve faaliyetinin bütün sahalarında her türlü teknik ve modern tecrübelerini tamamlamış olarak bulundukları bölgelerde, en faydalı ziraat usul ve sanatlarını yaymaya hazır bulunmaktadırlar. Bu, Bakanlık için büyük kolaylıklar temin edecektir. Ancak, gerek mevcut olan ve gerek bütün memleket ziraat bölgeleri için yeniden kurulacak ziraat merkezlerinin, sekteye uğramadan tam verimli faaliyetlerini, şimdiye kadar olduğu gibi, devlet bütçesine ağırlık vermeksizin kendi gelirleriyle kendi varlıklarının idare ve gelişimini temin edebilmeleri için, bütün bu kurumlar birleştirilerek geniş bir işletme kurumu teşkil olunmalıdır.

Bir de, başta buğday olmak üzere, bütün gıda ihtiyaçlarımızla endüstrimizin dayandığı türlü iptidaî maddeleri temin ve dış ticaretimizin esasını teşkil eden çeşitli ürünlerimizin ayrı ayrı her birinde, miktarını artırmak, kalitesini yükseltmek, elde etme masraflarını azaltmak, hastalık ve düşmanlarıyla uğraşmak için gereken teknik ve kanunî her tedbir, vakit geçirilmeden alınmalıdır.

1937 (Atatürk’ün S.D., I, s. s. 379-380)


Soru 13: Çiftçiye toprak verilecek midir?

Çiftçiye toprak vermek de, hükûmetin mütemadiyen takip etmesi lâzım gelen bir husustur. Çalışan Türk köylüsüne işleyebileceği kadar toprak temin etmek, memleketin üretimini zenginleştirecek başlıca çarelerdendir.

1929 (Atatürk’ün S.D.I, s. 348)

Her Türk çiftçi ailesinin, geçineceği ve çalışacağı toprağa malik olması, mutlaka lâzımdır. Vatanın sağlam temeli ve bayındır hale getirilmesi, bu esastadır.

1936 (Atatürk’ün S.D.I, s. 374)


Soru 14: Ormanlarımıza bakış açınız nedir?

Orman servetimizin korunması lüzumuna ayrıca işaret etmek isterim. Ancak, bunda mühim olan, koruma esaslarını, memleketin türlü ağaç ihtiyaçlarını devamlı olarak karşılaması gereken ormanlarımızı dengeli ve teknik bir surette işleterek istifade etmek esasıyla mâkul bir surette uzlaştırmak mecburiyeti vardır.

1937 (Atatürk’ün S.D.1, s. 380)


Gerek ziraat ve gerek memleketin servet ve umumî sağlığı bakımından ehemmiyeti muhakkak olan ormanlarımızı da çağdaş tedbirlerle iyi halde bulundurmak, genişletmek ve azamî fayda temin etmek, esas ilkelerimizden biridir.

1922 (Atatürk’ün S.D.I, s. 220)


Video Metni


Arkadaşlar, bu videoda Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün "Ziraat ve Köylü" hakkında söylediklerini kısaca sizlere hatırlatacağım.


ATAM'ız köylümüzün ve çiftçimizin vatanımızın kurtuluşuna katkısını vurgulamak adına "Milletimiz bir eliyle kılıcını kullanırken diğer eliyle sabanla topraktan ayrılmadığı için bugün hala bu topraklarda yaşıyoruz." demiştir. Yurt gezilerinin birinde çiftçilerle birlikte olmaktan duyduğu gururu ve mutluluğu belirtmek için ise düşüncelerini şu sözlerle ifade etmiştir "Milletimizin büyük çoğunluğunu oluşturan çiftçilerimizle bir sofrada bulunmaktan her zaman mutluluk duydum".

Türk çiftçisinin kuruluş dönemindeki yerini bizlere hatırlatmak ve Türkiye Cumhuriyeti var oldukça korunması gereken seviyeyi bizlere anlatmak için "Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. " ve "Türk köylüsünü “efendi” yerine getirmedikçe memleket ve millet yükselemez." demiştir.

Köylümüzün ve çiftçimizin kurtuluş ve kuruluş dönemindeki katkılarını dikkate alırsak "Türk milleti; asker ve çiftçi millettir." genellemesini çok kolaylıkla yapabiliriz diye düşünüyorum. Bu noktadan hareketle, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bize gösterdiği hedefi hatırlamakta fayda görüyorum.

"Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz.",

"İyi çiftçi yetiştirdik; çünkü topraklarımız çoktur.",

"İyi asker yetiştirdik; çünkü o topraklara göz diken düşmanlar fazladır.",

"Bundan sonra da daha iyi çiftçi ve daha iyi asker olacağız.".

Bu hedef için ATAMIZ, Cumhuriyet hükümetlerine de gerekli uyarıyı yapmış, "Çiftçiyi ve çobanı desteklemek ve kuvvetlendirmek, lafla, sözle ve kuru arzuyla değil, bilimin, teknolojinin ve çağın gerektirdiği vasıta ve araçları onların kullanımına vermekle olur." diyerek nasıl destek verilmesi gerektiği konusunda da yönlendirmede bulunmuştur.

Şimdi de ATATÜRK'ün "Ziraat ve Köylü" üzerine söylemiş olduğu sözlerinden hareketle belirlediğim 10 temel prensibi sizinle paylaşmak istiyorum.


☐ Millî ekonominin temeli ziraattır.

☐ El emeği kâfi değildir. Makinelerden istifade etmek lâzımdır.

☐ Ama sadece makineler yetmez. Tarıma ilişkin çalışmalar bilim ve teknolojiye uygun olmalıdır.

☐ Milletin kolayca anlayacağı ve seveceği bir ziraat sistemi oluşturulmalıdır.

☐ Memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır.

Büyük küçük tüm çiftçilerin imkanının artırılması, geliştirilmesi ile

bunları korunmasına ilişkin tedbirlerin en kısa sürede alınması gerekir.

Memleket; iklim, su ve toprak verimi bakımından, ziraat bölgelerine ayrılmalıdır.

Bu bölgelerin her birinde pratik ziraat eğitim ve uygulama merkezleri kurulmalıdır.

☐ Çalışan Türk köylüsüne işleyebileceği kadar toprak tahsis edilmelidir.

Ormanlarımız çağdaş tedbirlerle ve yöntemlerle korunmalı, genişletilmeli ve en üst faydayı elde edecek şekilde kullanılmalıdır.


"Kılıç ile zafer kazananlar, sabanla zafer kazananlara mağlup olmaya mecburdurlar." diyerek ekonomik zaferin askeri zaferin üstünde olduğunu vurgulamış ve "Çiftçilerimizin çabasıyla memleketimizin verimli tarlalarının, birer bayındırlık kaynağı olacağından eminim." diyerek bize Türk milletine ve köylüsüne güveninin ortaya koymuştur.


Bu video, Cumhuriyet'in 100'üncü kuruluş yıldönümüne özgü başlattığım "Bireysel Gelişime Destek ve Cahillikle Mücadele" Projesi kapsamında hazırlanan Atatürk konulu 50., toplamda ise 164. videosudur. Videomu izlediğiniz için teşekkür eder, eğer beğendiyseniz videomu sevdiklerinizle paylaşmanızdan onur ve mutluluk duyacağımı ifade etmek isterim.

Eğer Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ile "Ziraat ve Köylü" üzerine yapılacak olan bir mülakatta sorulabilecek 14 soruyu ve ATATÜRK'ün sözleri esas alınarak bu sorulara verilen cevapları merak ediyorsanız www.freeleansixsigma.com adresimdeki blog yazıma bakabilirsiniz.

Sizlere akıl ve düşünce, merhamet ve sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma, adalet ve sürekli gelişim içinde güzel ve iyi günler dilerim.


Atatürk, Ziraat ve Köylü ile ilgili video için:



Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.

Hz.Mevlana


1. Yalın Yönetim ilgili diğer bilgileri Yazardan Direkt Yayınevi tarafından basılan "Yalın Yönetim ve Teknikleri: Soru ve Yanıtlarla" adlı kitabımda bulabilir, www.heryerdekitap.com ve amazon.com.tr adreslerinden sipariş vererek temin edebilirsiniz.

2. Ayrıca, www.freeleansixsigma.com web sayfamda Türkçe ve İngilizce Yalın Altı Sigma ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

3. Yalın Yönetim ile ilgili kısa fakat öz ve açıklayıcı bilgileri içeren eğitici videolarımı "Dr.Bahtiyar EREN" YouTube kanalımda bulabilirsiniz. Videolarım İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanmıştır.


Kalite dostu ve gönüllüsü olmanız ve kalmanız dileğiyle saygılarımı sunarım.

Dr.Bahtiyar EREN



Bu çalışmada ana kaynak olarak, Prof. Dr. UTKAN KOCATÜRK tarafından derlenen ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri kitabında yer alan "Ziraat ve Köylü" ile ilgili konuları esas alınmıştır.





0 views
Operations Research
CSSBB, CSSGB, CQE
(American Soceity of Quality-ASQ)

© 2019 by Bahtiyar EREN. Bu web sayfası Wix.com programı ile oluşturulmuştur.

Pictures are taken from https://pixabay.com