• Dr.Bahtiyar EREN

11. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi ve Tahlili

Updated: Jan 7


Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi, bizzat Atatürk tarafından 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan Cumhuriyet Halk Partisinin 2.Büyük Kurultayında 36.5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır. Nutuk'un ikinci cildinin sonunu Atatürk, "Türk Gençliğine Bıraktığım Emanet" ile bitirmiştir [1].


Bütün ümidim gençliktedir!


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi ile ilgili soru ve cevaplar

Soru 1: Atatürk'ün hitabesi ne zaman okunmuştur?

Cevap 1: 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan Cumhuriyet Halk Partisinin 2.Büyük Kurultayı'nda okunmuştur.


Soru 2: Atatürk'ün Gençliğe hitabesi kim tarafından, kaç saat ve günde okunmuştur?

Cevap 2: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi bizzat Atatürk tarafından 36.5 saatte ve altı günde okunmuştur.


Soru 3: Son kısmı Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi olan Nutku, Atatürk yazmaya ne zaman ve neden karar vermiştir?

Cevap 3: Atatürk Nutuk adlı eserini, 1927 yılında geçirmiş olduğu kalp krizi sonrasında karar vermiştir. Türk Yurdunun Mondros Mütarekesi ile parçalanıp işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan Türk İstiklal Savaşı'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, tarihi belgeleriyle "tarihi yapan" ve "tarihi yazan" Atatürk tarafından karşıtlarıyla hesaplaşma ve tarih önünde hesap verme amacıyla yazılmıştır [1].


Soru 4: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi kaç cümleden oluşur?

Cevap 4: İkisi hitabet cümlesi olmak üzere toplam 15 tam cümleden oluşur.


Soru 5: Atatürk Gençliğe Hitabeyi okurken duygulanmış mıdır? Bu durum dünyada nasıl yankılanmıştır?

Cevap 5: Atatürk, Gençliğe Hitabeyi okurken duygulanmış ve göz yaşlarını tutamıştır. Bu durum, "Gözleri Yaşlı Mustafa Kemal" (Daily Telegraph) ve "Mustafa Kemal'in Gözyaşları (Daily Herald) gazetelerinde böyle manşetten verilmiştir [2].


Soru 6: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nin bütün okullara asılmasına ne zaman karar verilmiştir?

Cevap 6: Milli Eğitim Bakanlığı 26 Ekim 1927'de almış olduğu karar ile Gençliğe Hitabe'nin tüm okullara asılmasına karar vermiş ve bu karar 13 Ocak 1928 tarihinde alınan bir kararla kitaplara, sınıflara ve önemli eğitim kurumlarına konulmuştur [2].


Soru 7: Atatürk'ün "genç" anlayışı yaş ile ilgili midir?

Cevap 7: Niyazi Ahmet Banoğlu'nun Atatürk'ün İdeolojisi, adlı kitaptan alıntı yapna Bayram Gazetesi 14 Kasım 1978 tarihinde yayınlamış olduğu yazıda


"Benim anladığım gençlik, bu inkılâbın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyardır, yetmiş yaşında bir idealist de güçlü bir gençtir." şeklinde çok güzel bir gençlik tanımı yapmıştır.

(Niyazi Ahmet Banoğlu, Atatürk’ün İdeolojisi, Bayram gazetesi, 14. 11. 1978, aktaran Prof. Dr. UTKAN KOCATÜRK, Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri, ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ yayınları).

Yani Atatürk'ün genç anlayışı yaş ile ilgili olmayıp Atatürk ilke ve inkılaplarının doğru şekilde anlayan, hayatında uygulayan ve bu fikirleri yayan kimselerdir. Yine Atatürk'ün "genç fikirli" sözü ile sorumuzun cevabını tamamlayalım.


"Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan hakikî fikirli demektir. Milletin hâkim emelleri, görüş noktası budur. Hepimiz ona uymaya mecburuz." diyerek genç olmanın şartı çağın gereklerine ve gerçeklerine uymayı zorunlu kılmaktadır.

1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Şapka Devrimi’nde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri , s. 55) (1925); Türkiye İş Bankası Yayını, Ankara 1959.


Soru 8: Türk Gençliğinin birinci (temel) vazifesi nedir?

Cevap 7: Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır.


Soru 9: Türk Gençliğinin birinci (temel) vazifesi yaparken karşılaşılabilecek kaç çeşit ihtimal vardır? Bunlar nelerdir?

Cevap 9: Türk bağımsızlığını ve Türk Cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve savunma görevini yaparken karşılaşabileceğimiz altı adet ihtimal vardır. Bunlar;


a. Olanak ve şartların genel olarak olumsuz olması ihtimali

(Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. /

Bu olanak ve koşullar hiç uygun olmayan bir durumda kendini gösterebilir. )


b. Düşmanların çok güçlü olması ihtimali

(İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. /

Bağımsızlık ve cumhuriyetini yıkmak isteyecek düşmanlar, dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir galibiyetin, bir gücün temsilcisi olabilirler.)


c. Vatanın işgal edilmiş olması ihtimali

(Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. /

Zorla veya hile ile kutsal yurdun bütün kaleleri teslim alınmış, bütün tersaneleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesi işgal edilmiş olabilir.)


ç. İktidarın gaflet, dalalet ve hıyanet içinde bulunması ihtimali

(Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. /

Bütün bu koşullardan daha acıklı ve korkunç olanı ise, ülkede iktidara sahip olanlar gaflet (aymazlık, çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu), sapkınlık ve hatta ihanet içinde olabilirler. )


d. İktidarın menfaatlerini işgalcilerin siyasi emelleriyle birleştirmiş olması ihtimali

(Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler./

Hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, işgalcilerin siyasi amaçlarıyla birleştirerek düşmanla iş birliği yapabilirler. )


e. Milletin harap ve bitap düşmüş olması ihtimali

(Millet, fakrı zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir./

Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezik ve bitkin düşmüş olabilir. )


İşte bu durum karşısında bile Türk Gençliğinin vazifesi (görevi) tekrar hatırlatılmaktadır:

(Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! /Ey Türk geleceğinin evladı! İşte bu durum ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!)


Soru 10: Atatürk Gençliği gücünü nereden alacaktır?

Cevap 10: Atatürk, Gençliğe gücünü "Türklük'ten" alacağını ifade etmektedir. Gücün aslında Türk'ün damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunu ifade etmektedir. Buradaki "Türklük" kavramı, biyolojik olarak tanımlanmamaktadır. Irkçılığı dışlayan Atatürk milliyetçiliği bütünleştirici, birleştirici, ülkede millî birliği temin edici bir milliyetçiliktir. “Ne mutlu Türküm diyene!” özdeyişiyle kalplere millî bilinci perçinleyen Atatürk, aynı zamanda insanlık ülküsünün ve insan sevgisinin de simgesidir. “Biz kimsenin düşmanı değiliz; yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız!” diyen Atatürk’tür. İşte bu insancıl yönü iledir ki bütünüyle millî nitelik taşıyan eseri, aynı zamanda bütün insanlığın hayranlığını da üzerinde toplamaktadır.


"Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur" diyen Atatürk, esasında maddi olarak kullanılacak bir kaynak kalmadığı durumda bile, damarlarımızda akan asil kanın, bize güç olacağını, başlangıçta "canımız"dan başka dayanacak gücümüzün olmayacağını, kurtuluşun burada olduğunu ifade etmektedir. Çünkü Türk'ün bir kasırga gibi güçlü, bir şimşek gibi hızlı ve bir güneş gibi aydınlatıcı olduğunu ifade ettiğini bize anlatmaktadır.


"Türk", "Türk Milleti" ve "Türk Milliyetçiliği" ile ilgili Atatürk sözleri bizlere doğru yol gösterecektir.


Soru 11: Peki Türk kimdir?

Cevap 11: “Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk


1982 Anayasımızın 66'ncı maddesi Türk kavramını, "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" şeklinde tanımlamaktadır.


Soru 12: Türk Milleti kimdir?

Cevap 12: Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.

1930 (Afet İnan, Medenî Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları; Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara 1969, s. 351)


Soru 13: Türk Milliyetçiliği nedir?

Cevap 13: Türk milletinin kuruluşunda etkili olduğu görülen doğal ve tarihî gerçekler şunlardır:

a) Siyasî varlıkta birlik,

b) Dil birliği,

c) Yurt birliği,

d) Irk ve menşe (başlangıç, bir şeyin çıktığı yer) birliği,

e) Tarihî yakınlık,

f) Ahlâkî yakınlık.


Türk milletinin teşekkülünde mevcut olan bu şartlar, diğer milletlerde hepsi birden yok gibidir. Daha umumî bir tarif yapabilmek için diyelim ki; bir topluma millet diyebilmek için bu şartlar, aynı zamanda bütün olarak veya kısmen, bir arada bulunmak lâzımdır. Bütün milletler tamamen aynı şartlar altında teşekkül etmemiş olduklarına göre Türk milletinde yaptığımız gibi, diğer bir millet ayrı olarak mütalâa edilmedikçe, milliyet fikrini umumî ve ilmî olarak tarif etmek güçtür.

1930 (Afet İnan, Medenî Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları; Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara 1969, s. 371 - 372)


Soru 14: Nutukta geçen son cümle nedir?

Cevap 14: "Ne Mutlu Türküm Diyene!" sözü ile biten Atatürk'ün Nutuk eseri bize, Türk milletine, bir tarihi andaçtır. Hepimize düşen bu andacı okuyup Atatürk'ü daha iyi anlamak ve anladıktan sonra da O'nun fikirlerini uygulamaktır.



Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinin analizi için;




Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinin Türkçesi için;


Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinin İngilizcesi için ise aşağıdaki videoyu seçiniz.


Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.

Hz.Mevlana


Kaynak:

[1] Atilla ŞEHİRLİ'nin Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinin Tahlili (https://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/Y%c3%bccel-Atila-%c5%9eEH%c4%b0RL%c4%b0-Atat%c3%bcrk%c3%bcn-Gen%c3%a7li%c4%9fe-Hitabesinin-Tahlili.pdf)


[2] https://www.haberturk.com/ataturk-un-genclige-hitabesi-ey-turk-gencligi-birinci-vazifen-turk-istikllini-iste-devami-2215006




1. Yalın Yönetim ilgili diğer bilgileri Yazardan Direkt Yayınevi tarafından basılan "Yalın Yönetim ve Teknikleri: Soru ve Yanıtlarla" adlı kitabımda bulabilir, www.heryerdekitap.com ve amazon.com.tr adreslerinden sipariş vererek temin edebilirsiniz.

2. Ayrıca, www.freeleansixsigma.com web sayfamda Türkçe ve İngilizce Yalın Altı Sigma ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

3. Yalın Yönetim ile ilgili kısa fakat öz ve açıklayıcı bilgileri içeren eğitici videolarımı "Dr.Bahtiyar EREN" YouTube kanalımda bulabilirsiniz. Videolarım İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanmıştır.


Kalite dostu ve gönüllüsü olmanız ve kalmanız dileğiyle saygılarımı sunarım.

Dr.Bahtiyar EREN

10 views
Operations Research
CSSBB, CSSGB, CQE
(American Soceity of Quality-ASQ)

© 2019 by Bahtiyar EREN. Bu web sayfası Wix.com programı ile oluşturulmuştur.

Pictures are taken from https://pixabay.com